Al-Munaafiqoon
Münafikûn
İkiyüzlüler
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ
Bismi Allah Er-Rahman Er-Rahim
- 1 إِذَا جَاۤءَكَ ٱلۡمُنَـٰفِقُونَ قَالُوا۟ نَشۡهَدُ إِنَّكَ لَرَسُولُ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ یَعۡلَمُ إِنَّكَ لَرَسُولُهُۥ وَٱللَّهُ یَشۡهَدُ إِنَّ ٱلۡمُنَـٰفِقِینَ لَكَـٰذِبُونَ
iza Caaeka El münafikun neşhedu İnneke Lerasulu Vallahu yalamu İnneke Lerasulühü Vallahu yeşhedu İnne El Münafikun Lekazibun
Münafıklar sana geldikleri vakit: "Şahitlik ederiz ki sen muhakkak Allah'ın elçisisin." derler. Senin mutlaka kendisinin elçisi olduğunu Allah bilir ve Allah münafıkların yalancı olduklarına şahitlik eder.
- 2 ٱتَّخَذُوۤا۟ أَیۡمَـٰنَهُمۡ جُنَّةࣰ فَصَدُّوا۟ عَن سَبِیلِ ٱللَّهِۚ إِنَّهُمۡ سَاۤءَ مَا كَانُوا۟ یَعۡمَلُونَ
ittehazu eymanehüm Cennet fassıdu an sebil İnnehüm saa ma kanu ya'malun
Yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah'ın yolundan çevirdiler. Onların yaptıkları ne kötüdür!
- 3 ذَ ٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ فَطُبِعَ عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ فَهُمۡ لَا یَفۡقَهُونَ
za iman leka be-en-nahum amenua summe kefaru fatubia Ala yafkahune
Bunun sebebi şudur: Onlar inandılar, sonra inkar ettiler, bu yüzden kalblerinin üzeri mühürlendi. Artık onlar anlamazlar.
- 4 ۞ وَإِذَا رَأَیۡتَهُمۡ تُعۡجِبُكَ أَجۡسَامُهُمۡۖ وَإِن یَقُولُوا۟ تَسۡمَعۡ لِقَوۡلِهِمۡۖ كَأَنَّهُمۡ خُشُبࣱ مُّسَنَّدَةࣱۖ یَحۡسَبُونَ كُلَّ صَیۡحَةٍ عَلَیۡهِمۡۚ هُمُ ٱلۡعَدُوُّ فَٱحۡذَرۡهُمۡۚ قَـٰتَلَهُمُ ٱللَّهُۖ أَنَّىٰ یُؤۡفَكُونَ
ve iza raasühüm tu'cibuka acemuhum Ve-in ya-ku-lu-va tesm Lîkavlihim keennehum hoşub müsennede yahsebun kulla sayha hım El-aduvv fahzarhum Katelahümü enna yüfkaun
Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider, konuşurlarsa sözlerini dinlersin. Onlar sanki dayanmış keresteler gibidirler. Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın. Allah onları kahretsin! Nasıl olup da döndürülüyorlar?
- 5 وَإِذَا قِیلَ لَهُمۡ تَعَالَوۡا۟ یَسۡتَغۡفِرۡ لَكُمۡ رَسُولُ ٱللَّهِ لَوَّوۡا۟ رُءُوسَهُمۡ وَرَأَیۡتَهُمۡ یَصُدُّونَ وَهُم مُّسۡتَكۡبِرُونَ
ve iza Kıla lehüm taala yestağfir lekum Resul Allah Levve ruusuhum Vera'etehüm yasudune müstekbirun
Onlara: "Gelin, Allah'ın Resulü sizin için mağfiret dilesin." denildiği zaman başlarını çevirirler ve onların, büyüklük taslayarak yüz çevirdiklerini görürsün.
- 6 سَوَاۤءٌ عَلَیۡهِمۡ أَسۡتَغۡفَرۡتَ لَهُمۡ أَمۡ لَمۡ تَسۡتَغۡفِرۡ لَهُمۡ لَن یَغۡفِرَ ٱللَّهُ لَهُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا یَهۡدِی ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡفَـٰسِقِینَ
sevaun aleyhim estağfarta lehüm em lem testağfir lehüm Lan yağfira Allah İnne Allah El-kaum El-fasikīn
Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış bir toplumu yola iletmez.
- 7 هُمُ ٱلَّذِینَ یَقُولُونَ لَا تُنفِقُوا۟ عَلَىٰ مَنۡ عِندَ رَسُولِ ٱللَّهِ حَتَّىٰ یَنفَضُّوا۟ۗ وَلِلَّهِ خَزَاۤىِٕنُ ٱلسَّمَـٰوَ ٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَلَـٰكِنَّ ٱلۡمُنَـٰفِقِینَ لَا یَفۡقَهُونَ
hım Ellezine yakulun tunfiku Ala enda resuli Allah hatta yenfazzû Velillah hazainu Es-semaua iman te Vel ardi velakin El Münafikun yafkahune
Onlar öyle kimselerdir ki: "Allah'ın elçisinin yanında bulunanları beslemeyin ki dağılıp gitsinler." diyorlar. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'ındır, fakat münafıklar anlamazlar.
- 8 یَقُولُونَ لَىِٕن رَّجَعۡنَاۤ إِلَى ٱلۡمَدِینَةِ لَیُخۡرِجَنَّ ٱلۡأَعَزُّ مِنۡهَا ٱلۡأَذَلَّۚ وَلِلَّهِ ٱلۡعِزَّةُ وَلِرَسُولِهِۦ وَلِلۡمُؤۡمِنِینَ وَلَـٰكِنَّ ٱلۡمُنَـٰفِقِینَ لَا یَعۡلَمُونَ
yakulun layin rracna ila El-Medine layuhricenne El-A'azzü minha El-ezelle Velillah El-izzetu Velresulihi Velil mü'minîne velakin El Münafikun ya'lemune
Diyorlar ki: "Andolsun, eğer Medine'ye dönersek, daha üstün olan, daha alçak olanı oradan mutlaka çıkaracaktır." Üstünlük, ancak Allah'a, O'nun elçisine ve müminlere mahsustur. Fakat münafıklar bilmezler.
- 9 یَـٰۤأَیُّهَا ٱلَّذِینَ ءَامَنُوا۟ لَا تُلۡهِكُمۡ أَمۡوَ ٰلُكُمۡ وَلَاۤ أَوۡلَـٰدُكُمۡ عَن ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ وَمَن یَفۡعَلۡ ذَ ٰلِكَ فَأُو۟لَـٰۤىِٕكَ هُمُ ٱلۡخَـٰسِرُونَ
Ya eyyuhe Ellezine amenua tulihkum emva iman lüküm vela evladukum an Zikri Vemen yef'al za iman leka Feuleyk hım El-hasirun
Ey İnananlar! Mallarınız ve çocuklarınız sizi Allah'ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa işte onlar ziyana uğrayanlardır.
- 10 وَأَنفِقُوا۟ مِن مَّا رَزَقۡنَـٰكُم مِّن قَبۡلِ أَن یَأۡتِیَ أَحَدَكُمُ ٱلۡمَوۡتُ فَیَقُولَ رَبِّ لَوۡلَاۤ أَخَّرۡتَنِیۤ إِلَىٰۤ أَجَلࣲ قَرِیبࣲ فَأَصَّدَّقَ وَأَكُن مِّنَ ٱلصَّـٰلِحِینَ
va enfikû min ma Razaknaakum min kabli en yeti ahedkümü El mevt feyakule Rabbi ahhartni ecel Karib faessaddeka vaa kun min Es-salihin
Birinize ölüm gelip de: "Rabbim, beni yakın bir süreye kadar erteleseydin de sadaka verip iyilerden olsaydım!" demesinden önce, size verdiğimiz rızıktan (Allah) için harcayın.
- 11 وَلَن یُؤَخِّرَ ٱللَّهُ نَفۡسًا إِذَا جَاۤءَ أَجَلُهَاۚ وَٱللَّهُ خَبِیرُۢ بِمَا تَعۡمَلُونَ
velan yuahhira Allah nefsen iza caa Ecelüha Vallahu Habir bima ta'malun
Allah süresi geldiği zaman hiç bir canı ertelemez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
This surah in other languages
- বাংলা আল-মুনাফিকুন
- Bosanski El-Munafikun
- Нохчийн Аль-Мунафикъун
- Deutsch Al-Munafiqun
- English Al-Munafiqoon
- Español Al-Munāfiqūn
- فارسی مُنافِقون
- Français Al-Mounâfiqoûn
- Hausa Al-Munafikun
- עברית אל-מונאפקון
- हिन्दी अल-मुनाफ़िक़ून
- Bahasa Indonesia Al-Munafiqun
- 日本語 モナーフィクーン
- 한국어 문아피쿤
- کوردی Munafiqûn
- Bahasa Melayu Al-Munafiqun
- Nederlands Al-Moenaafiqoen
- ਪੰਜਾਬੀ ਅਲ-ਮੁਨਾਫਿਕੂਨ
- پښتو المنافقون
- Português Al-Munafiqun
- Русский Аль-Мунафикун
- Soomaaliga Al-Munaafiqoon
- Shqip El-Munafikunët
- Kiswahili Al-Munafiki
- தமிழ் அல்-முனாஃபிக்கூன்
- ไทย อัล-มุนาฟิกูน
- Türkçe Münafikûn
- اردو الْمُنَافِقُون
- Oʻzbek Мунофиқун
- 中文 穆纳菲昆