Al-Ghaashiya
Ğaşiye
Bürüyen
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ
Bismi Allah Er-Rahman Er-Rahim
- 1 هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِیثُ ٱلۡغَـٰشِیَةِ
hel Atiyaka Hadis El-Gaşiye
O her şeyi kuşatacak olan Kıyamet'in haberi sana geldi mi?
- 2 وُجُوهࣱ یَوۡمَىِٕذٍ خَـٰشِعَةٌ
vücüh Yevmeizin haşia
Yüzler var ki, o gün eğilmiş, zillete düşmüştür.
- 3 عَامِلَةࣱ نَّاصِبَةࣱ
āmila nasibe
Çalışmış, yorulmuştur.
- 4 تَصۡلَىٰ نَارًا حَامِیَةࣰ
tasla Nara Hamiye
Kızışmış bir ateşe girer.
- 5 تُسۡقَىٰ مِنۡ عَیۡنٍ ءَانِیَةࣲ
tuska ayn aniye
Onlara kızgın bir kaynaktan su verilir.
- 6 لَّیۡسَ لَهُمۡ طَعَامٌ إِلَّا مِن ضَرِیعࣲ
leysa lehüm taam illa min zarî
Onlar için kuru bir dikenden başka yiyecek de yoktur.
- 7 لَّا یُسۡمِنُ وَلَا یُغۡنِی مِن جُوعࣲ
la Yusminu yuğni min cu
O da ne besler, ne de açlığı giderir.
- 8 وُجُوهࣱ یَوۡمَىِٕذࣲ نَّاعِمَةࣱ
vücüh yevmaizin naime
Yüzler de var ki, o gün nimetle mutludur.
- 9 لِّسَعۡیِهَا رَاضِیَةࣱ
lisaiha
Yaptığından hoşnuttur.
- 10 فِی جَنَّةٍ عَالِیَةࣲ
fey Cennet aliye
Yüksek bir cennettedir.
- 11 لَّا تَسۡمَعُ فِیهَا لَـٰغِیَةࣰ
la tesmau fiha Lağiya
Orada boş bir söz işitmez.
- 12 فِیهَا عَیۡنࣱ جَارِیَةࣱ
fiha ayn cariye
Orada akan bir kaynak,
- 13 فِیهَا سُرُرࣱ مَّرۡفُوعَةࣱ
fiha Surur merfuah
Yükseltilmiş divanlar,
- 14 وَأَكۡوَابࣱ مَّوۡضُوعَةࣱ
va akvabun mevzuah
Konulmuş kadehler,
- 15 وَنَمَارِقُ مَصۡفُوفَةࣱ
venāmāriḳu masfufah
Dizilmiş koltuklar, yastıklar,
- 16 وَزَرَابِیُّ مَبۡثُوثَةٌ
Vezarabi mebsuse
Serilmiş halılar vardır.
- 17 أَفَلَا یَنظُرُونَ إِلَى ٱلۡإِبِلِ كَیۡفَ خُلِقَتۡ
a-fa-laa yenzurune ila El-ibīlī keyfe hulikat
Bakmıyorlar mı o develere, nasıl yaratılmış?
- 18 وَإِلَى ٱلسَّمَاۤءِ كَیۡفَ رُفِعَتۡ
ve-ila Es-sema keyfe rufiat
Göğe bakmıyorlar mı, nasıl yükseltilmiş?
- 19 وَإِلَى ٱلۡجِبَالِ كَیۡفَ نُصِبَتۡ
ve-ila el-cibâl keyfe nusibat
Bakmıyorlar mı dağlara, nasıl dikilmiş?
- 20 وَإِلَى ٱلۡأَرۡضِ كَیۡفَ سُطِحَتۡ
ve-ila El-arz keyfe sütehat
Yere bakmıyorlar mı, nasıl yayılmış?
- 21 فَذَكِّرۡ إِنَّمَاۤ أَنتَ مُذَكِّرࣱ
fezkir İnnema enta müzekkir
Haydi öğüt ver; sen şimdi sırf bir öğütçüsün.
- 22 لَّسۡتَ عَلَیۡهِم بِمُصَیۡطِرٍ
laste bimusaytir
Onların üzerinde bir zorba değilsin.
- 23 إِلَّا مَن تَوَلَّىٰ وَكَفَرَ
illa men tevellâ ve kefere
Ancak kim yüz çevirir ve kâfir olursa,
- 24 فَیُعَذِّبُهُ ٱللَّهُ ٱلۡعَذَابَ ٱلۡأَكۡبَرَ
feyuazzibu Allah El-azap El-ekber
Allah ona en büyük azap ile azap edecek.
- 25 إِنَّ إِلَیۡنَاۤ إِیَابَهُمۡ
İnne ilayna iyabahum
Kuşkusuz onlar döne dolaşa bize gelecekler.
- 26 ثُمَّ إِنَّ عَلَیۡنَا حِسَابَهُم
summe İnne aleyna hisabehum
Sonra da bize hesap verecekler.
This surah in other languages
- বাংলা আল-গাশিয়াহ
- Bosanski El-Gašija
- Нохчийн Аль-ГӀашийа
- Deutsch Al-Ghāschiya
- English Al-Ghashiyah
- Español Al-Gashiya
- فارسی الغاشیه
- Français Al-Ghāshiyah
- Hausa Al-Gaashiyi
- עברית אל-ע'אשיה
- हिन्दी अल-गाशिया
- Bahasa Indonesia Al-Ghasyiyah
- 日本語 アル=ガーシヤ
- 한국어 알-가시야
- کوردی ئەل-عاشیه
- Bahasa Melayu Al-Ghaasyiyah
- Nederlands Al-Ghashiyah
- پنجابی الغاشيہ
- ਪੰਜਾਬੀ ਅਲ-ਗ਼ਾਸ਼ੀਆ
- پښتو الغاشیه
- Português Al-Ghāshiyah
- Русский Аль-Гашия
- Soomaaliga Al-Ghaashiya
- Shqip El-Gashije
- Kiswahili Al-Ghashiya
- தமிழ் அல்-காஷியா
- ไทย อัล-ฆอชิยะฮ์
- Türkçe Ğaşiye
- اردو الغاشيہ
- Oʻzbek Al-Gʻoshiya
- 中文 阿勒-嘎什叶